14 Ocak 2015 Çarşamba

LİNKEDİN KULLANIMINA YÖNELİK GÖZLEMLER

  

2014 yılının sonlarına doğru çalıştığım Holding'in ekonomik nedenlerle küçülme kararı alması neticesinde yollarımızı ayırdık. Ben de tüm işsizler gibi kariyer portallarından iş başvurusu yapmaya başladım. Bilinen 3 portalda da günlük çıkan ilanlara başvuru yaparak iş arama sürecine devam ettim. Ancak firmalar tarafından dönüş olmayınca bir de şansımı Linkedin'de denemek istedim. Malum ya Linkedin "İş Dünyası"nın buluştuğu bir platform. Elbette ki şansım daha fazla olabilirdi.

Daha sonra bir arkadaşımın önerisi ile mesleki görüş ve düşüncelerimi paylaştığım bir blog açtım ve yazılar yazmaya başladım. Linkedin'de 3 aylık iş arama sürecinde onlarca İK yöneticisi ile bağ kurdum ve CV gönderdim. Sonuç mu? Elbette sonuç alamadım. Oysaki burası İş için kurulmuş bir platformdu ama nedense iş bulmak konusunda yetersiz kalmaktaydı acaba neden? bunu çok düşündüm ve kendimce yanıt aramaya çalıştım.

Firmalar (İK) insanların kendileri ile bir şekilde bağ kurması neticesinde genelde "Bizde şu an için alım yok CV nizi yine de gönderin!" şeklinde bir yaklaşım içerisinde adaylara dönüş yapıyorlar ve adayın CV göndermesinden sonra o kişi genelde unutulup gidiyor. Burada  firmalara sesleniyorum! bir şekilde  sizlere CV gönderen adayları müsait bir anda çağırın ve onlarla tanışın! en azından adaya firmanız tarafından bir değer verildiğini hissettirin.

Tamam elbette her CV gönderen adayı firmalar işe alacak diye bir şey yok. Ancak firmalar insana değer anlayışını web sitelerine yazmanın ötesine geçip insana ciddi olarak değer verdiğini hissettirmelidir. Linkedin bu yönüyle öne çıkmış bir network olmalıdır. Gözlemlediğim kadarı ile  insanlar Linkedini "İş Bağlantısı" kurmanın dışında çok farklı amaçlarla kullanıyorlar.



Linkedin'in gözlemlediğim kadarı ile hangi amaçlarla kullanıldığını sıralamaya çalıştım.
  • Ciddi iş bağlantısı kurmak için kullanan insanlar platformu doğru kullanan insanlardır. Kaliteli paylaşımlar yaparak İşveren ile bağ kurup iş arayışını ifade eden ve CV gönderen insanlar var.( İşverenlerce her ne kadar yeterince dikkate alınmasa da iş arayan tarafından kullanılan doğru yöntemin bu olduğunu düşünüyorum. )
  • Sadece herhangi bir ileti altında varlık göstermeye çalışan ( bu şekilde dikkat çekerek iş bulabileceğini yada boş zamanını geçirebileceğini düşünen insanlar bir hayli çok )  Bu yöntem dikkat çekici olmanın yanı sıra "İtici"görünmenize de neden olabilir.
  • Linkedin'i siyasi paylaşımlarını yapacağı bir alan olarak gören bir kesim de bulunuyor. Onları destekleyen az da olsa bir grup olduğunu gözlemliyorum. Dikkatimi çeken bu paylaşımları yapanların "İşveren" yani ekonomik olarak güçlü olan insanlar tarafından daha çok yapılmasıdır. Malum "iş aramak" gibi bir dertleri olmadığı için bu kesim çok daha rahat davranıyorlar.
  • Linkedin'i her çeşit dini paylaşım için kullanan ve bu tip iletilere yorum yazan ve beğenen bir kesim de bulunuyor.
  • Atatürk, bayrak, vatan millet gibi temel değerlerimizi paylaşan ve bu iletileri takip eden bir kesim bulunuyor.
  • İş dünyası adına ciddi yazılar, düşünceler, öneriler paylaşan bir kesim de bulunuyor ve haliyle Linkedin'in amacına uygun kullanan kesim de bu grup oluyor.
  • Blogger lar grubu kendi düşüncelerini içeren yazıları her grupta paylaşarak takipçi sayılarını arttırmayı düşünüyorlar. Bu yolla bazı blogger ların reklam bile aldığını gözlemledim.( Ben reklam almadım:)
  • Öğrenci kesimi de şimdiden iş dünyasında Statü sahibi insanları ağına ekleyerek geleceğe yatırım yaptığını düşünüyor.
  • Bazı firmaların da sadece reklam amaçlı bu platformu kullandıklarını gözlemlemekteyim.
  • Yine bazı firma sahiplerinin yada  üst düzey yöneticilerin ( Ünvanlarını profilinde gördüğümüz kadarı ile tabi) günün büyük bir bölümünde bu platformda olduklarını gözlemliyorum. Sürekli her iletinin altında yorum ve beğeni halindeler. Onların da sadece zaman geçirmek için bu platformu kullandıklarını düşünüyorum.
  • Sadece hafta sonları yada nadir olarak girip iş dünyasında ne var ne yok acaba? düşüncesi ile bakan insanlar da çoğunlukta. Genelde İş veren yada ekonomik gelir düzeyi yüksek  kesimden olan bu insanlar platformda fazla varlık göstermeyi sevmiyorlar.
  • Sosyal ağ kullanmayı pek sevmeyen insanlar da bu platformda profil açmış olmak için profil açtıkları için  sıklıkla girip bakmıyorlar.
  • Motive edici  ve özlü sözler paylaşan bir kesim de bulunuyor. Genelde Linkedin'e gelen eleştrilerden birisi de özlü söz paylaşımı dışına çıkamayan bir platform olmasına yönelik olmaktadır.
  • Network Marketing yapan bir grubun da fazlaca beğeni ve yorum alan iletilerin altında varlık göstererek dikkat çekmeye çalıştığını ve böylece yeni pazar alanları yaratma düşüncesi ile hareket ettiklerini gözlemlemekteyim.
  • Yerli yersiz ,alakalı alakasız bir çok paylaşımı sürekli yapan insanların varlığı da azımsanamayacak sayıda.
  • İş bağlantısı yapmak için kurulmuş bu networkün, bazıları için sevgili bulma amacıyla kullanmaya başlandığı ( Sevgili ve arkadaşlık siteleri gibi )  ile ilgili şikayetler de son günlerde artmaya başladı.



Elbette yukarıda saydıklarım dışında  , benim gözlemleyemediğim ve aklıma gelmeyen kullanım amaçları da olabilir.


Bir an için yukarıda saydığım amaç dışı kullanımların olmadığı bir Linkedin hayal edin! İş veren ile iş arayanın sağlıklı bir iletişim kurduğu, iş dünyası adına her türlü paylaşımın yapıldığı ve sadece İş dünyasına yönelik hizmet eden bir platform. Çok mu zor bu? İnsanoğlu her zaman otokontrol ile hareket edemez ve bu durumda bir takım kısıtlamalar ve yasaklar devreye girmektedir.

Linkedin yönetiminin paylaşımlara yönelik bir kısıtlama anlayışı olmadığı için haliyle insanlar bu özgür ortamı dilediğince kullanmayı tercih ediyorlar. İş ağı olarak kurulan bu güzel platformu da diğer sosyal mecralara çevirmeyi başaran yurdum insanı, daha sonra  platformun amacına uygun kullanılması adına  Linkedin=Terkedin kampanyalarında tepkilerini göstermeye çalıştılar. Ancak maalesef bu tepkiler birçok insan tarafından ciddiye alınmadı ve sadece yüzlerde bir tebessüm olarak kaldı.

Linkedin yönetimi tarafından amaç dışı paylaşımlara herhangi bir yasak gelmemesi,  insanları aynı şekilde davranmaya itmekte. Burada sorgulanması gereken burası madem iş ağı Linkedin neden kısıtlama getirmiyor? yada Linkedin bir kısıtlama getirmiyorsa bizler neden otokontrol ile bu platformu amacına uygun kullanamıyoruz?

Üzüldüğüm nokta şudur ki; platformdaki  amaç dışı kullanım kirliliğinden dolayı iş arayan ve ciddi anlamda bu süreçte hem psikolojik hem de ekonomik olarak yıpranan insanların feryatları işverenlerce fark edilmiyor  yada önemsenmiyor.

Platformun amacına hizmet etmesi adına Linkedin yönetimince kısıtlama yapılmaması bizim paylaşımlarımızı yaparken kendimize hakim olamamamız anlamına mı gelmeli? Sorgulanması gereken bir çok konu bulunuyor. Umarım network ileriki zamanlarda daha çok bozulmaz ve amacı dışında kullanılmaz.


Mesut YÜKSEL

3 yorum:

Kaan Uğrasız dedi ki...

bi de orada herkes CEO, herkes ik uzmanı, herkes üst düzey yönetici :) işçisi memuru yok hiç :)
nitelikli bir kendini tatmin etme aracı :)

Mesut yüksel dedi ki...

Linkedin amacına uygun kullanılsa idi binlerce işsiz bu platformdan iş bulabilirdi :) ama malesef diğer sosyal mecralara dönüştürüldü.Bu yönüyle konu gerçekten üzücü

nedim atak dedi ki...

Iyı ve okunmaya değer bir gözlem yapmışsınız. İK dediğiniz her şirkette var; ama çogunlukla arşiv oluşturmayan, acemi çalışanlı birimler. İK için biraz daha özen gösterilmeli. Linkedin de iş arayanlarla işverenleri buluşturabilecek -hatta sektörel olarak ayrılmış- grupların çoğalması gerekli. Bu gruplara; "Tatilde biz" başlıklı fotograflar giremez. Denetimi ancak kullananlar yapabilir; tepki göstermek, ağdan çıkartmak ve hatta bunu yazmak etkili olabilir.

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Colgate Coupons