28 Kasım 2014 Cuma

İŞ DÜNYASI AYNI TİP İNSANLARLA ÇALIŞMAYA DOĞRU MU GİDİYOR?




İşletmelerin kuruluş amaçları, kar edip iş dünyasında varlıklarını sürdürebilmektir. Şöyle düşünün; bir işletme açtınız ve işletmeniz de inşaat sektöründe hizmet veriyor olsun. Sektörde binlerce inşaat firması bulunuyor ve siz rakiplerinize göre farkındalık yaratıp iş almak zorundasınız bu nasıl olacak? İşte bu sorunun cevabı, farklı görüşteki insanları işletmenize dahil etmek ve farklı bakış açıları ile işletmenizi yön vermek olacaktır.

Sizi binlerce rakibiniz arasından sıyıracak özellik işte tam da bu! Aynı şekilde ve durağan davranıp düşünen çalışanlar topluluğu, işletmenizi belki belli bir süre ayakta tutar fakat rakiplerinize göre hep bir kaç adım geriden gelirsiniz.

Kurumsal bir şirkette, her çeşit fikre ve görüşe  işletmenin faydasına olmak şartı ile saygı duyulmalı ve bu fikirler işletmenin geleceğine yatırılan birer arge yatırımı olarak algılanmalıdır. Her kafadan bir ses çıkması demek olmayan bu söylem, kurum kültürünüzün demokratik kurallar çerçevesinde işlediğini ve rayına oturduğunu gösterir.

Farklı fikir ve görüşlere açık olmayan işletmelerde, hep aynı şekilde düşünen insanlar topluluğunun çalıştığını ve bu durumun da uzun vadede kuruma zarar verdiğini görmekteyiz.

Farkındalık oluşturmak ve yaratıcı olmak bir işletme için varoluş  sebebi olmalıdır. Sizin gibi binlerce firma yol, bina, köprü, okul ve hastane yaparken ihale neden sizin firmanıza verilsin?Ucuz işçilik maliyetiniz için mi? Yoksa sektörde yarattığınız marka imajınızdan dolayı mı?

İşte farkındalık yaratmak, ardından kaliteyi, kaliteli iş yapmak ise sektörde firmanızın isminin markalaşmasını sağlar. Hal böyleyken tüm bunları sağlamak için demokratik kuralların işlediği, farklı fikir ve görüşlere değer veren oturmuş bir işletme kültürünüzün olması gerekir.
 
Günümüz iş dünyasında ise herkes aynı tip insan olmaya doğru itiliyor ve herkes işini kaybetme korkusu ile yöneticilerine kayıtsız şartsız tam bağlılık rolünü oynuyor. Oysa bir işletmede ne kadar renkli ve farklı kişilik bulunursa, çalışma hayatında o yönde farkındalık yaratılır. İnsanların çoğu mecburiyetten sevmediği işi yapmak zorundalar. Bu da mutsuz çalışanlar topluluğu yaratıyor. Araştıran, sorgulayan, fikir üreten ve yaratıcı insanlara işletmelerde pek şans verilmiyor. Herkes aynı şekilde davranmaya zorlanıyor.


Mesut YÜKSEL






12 yorum:

Yıldız D dedi ki...

Yazınız için teşekkür ve tebrik ederim... çalışma hayatında ki olumsuz yöne giden bi noktaya değişmişsiniz... son paragraf üniversitedeki bir hocamı ve sözlerini aklıma getirdi. Muti derdik kendisine (soyadikisaltmasi) hocam herkes ASİ olamaz derdi. Asi olmak da emek ister derdi. Cunki asinin esas anlamı
Araştıran
Sorgulayan
İnceleyen derdi. Kulakları çınlasın!

Mesut yüksel dedi ki...

Değerli yorumunuz için teşekkür ederim Yıldız Hanım :)

Gülsüm Adam dedi ki...

Yine çok önemli bir konuyu ele almışsınız. Tebrikler. Dediğiniz gibi insanlar işlerini kaybetmemek için farklı düşüncelerini dile getirmezler. Dile getirenlerde sevilmediğinden ilk işçi çıkarımında gönderilenlerden olurlar. Keşke işverenler ve çalışanlar her konuda profesyonel olabilseler.

Mesut yüksel dedi ki...

Teşekkürler Gülsüm Hanım güzel yorumunuz için.

Unknown dedi ki...

Değindiğiniz bu konu için teşekkürler, gerçekten de Türkiyede bir çok firmanın dikkat etmesi gereken bir konu bu.Eklemek isterim ki gelenekselci ve kuralıcı şirketlerde çalışanlarda bir süre sonra Robot çalışanlara dönüşüp, sadece onlardan bekleneni yerine getirmekle yetiniyorlar.Bu durum çalışan açısından da ciddi bir körelme ve yaratıcılıktan uzak tatminsiz bir iş hayatı getiriyor.

Mesut yüksel dedi ki...

Teşekkürler Güler Hanım değerli yorumunuz için :)

Necati BAYRAKTAR dedi ki...

Yazınız için tesekkürler Mesut Bey. Yazınız yönetici bireylerce dikkate alınması dileğiyle. Ülkemizde binlerce farklı kültür farklı yaşam biçimleri mevcut iken neden bir kısmı hedef kitlemiz olsun ki? Ne kadar çok hakimsek hedef kitlelerimizin düşüncelerine o kadar önde bir hizmet kalitesi ve kapsama alanı daha geniş calışma alanları elde etmiş oluruz.

Mesut yüksel dedi ki...

Teşekkürler Necati Bey yorumunuz için. Görüşlerinize ben de aynen katılıyorum.

Adsız dedi ki...

Yazinizi okudum ve cok begendim Mesut bey. Çok güncel ve sosyolojik bir durumu farkedip kaleme almissiniz. Tebrik ederim. Elinize ve emeginize saglik.

Mesut yüksel dedi ki...

Ben de size teşekkür ederim güzel yorumunuz için.

Unknown dedi ki...

kaliteli iş yapmak ise sektörde firmanızın isminin markalaşmasını sağlar.

Adsız dedi ki...

Mesut bey, blogunuzu severek takip etmekteyim. Bu yazınızla da ciddi ve unutulan bir konuyu yakalamış, üzerinde durmuşsunuz. Fikirleriniz cidden harikulade. Sizi hep okuyabilmek umudu ile...Esen kalın.

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Colgate Coupons