11 Mart 2015 Çarşamba

İK DA YARATICILIK ALGISI



Yaratıcılık, olmayan bir şeyi hayal edebilme, bir şeyi herkesten farklı  yollarla yapabilme ve yeni fikirler geliştirebilme yeteneğidir. Başka bir deyişle yaratıcılık herkesin gördüğü şeyi aynı görüp onunla ilgili farklı şeyler düşünebilmektir.Yaratıcılık günlük olaylara ve nesnelere herkesten farklı bakabilmek ve farklı yaklaşım tarzı geliştirebilmektir. Yaratıcılık, olağan, günlük şeylerin özel olmasını, özel şeylerin de daha çok günlük hayata girip doğal şeyler olmasını sağlar.
 
Yaratıcı bireyin özelliklerinden birkaçı;
                
-Meraklıdır, Öz kanıtlama içerisindedir, Özgürdür ,Yüksek üretim gücüne sahiptir, Başarılıdır.
 
-İlgi alanları çok yönlüdür ,Estetiksel yargı içindedir ,İçe dönük bir yapısı olabilir, Coşkuludur.

-Önsezilidir ,Etkileyendir.
                        

İnsan Kaynakları olarak bazen verilen ilanlara eklenen "Yaratıcılık" kavramını ne kadar yakından tanıyoruz? Adaylarda olmasını istediğimiz ve verdiğimiz ilanlara da önemli bir kriter olarak eklediğimiz yaratıcılığı acaba mülakatlarda yakalayabiliyor muyuz? Bir İK cı olarak iş arayışım sırasında bir çok görüşmeye çağrıldım. Mülakatlarda karşımda beni sınayan İK cı ların bana dair yeterice bilgi sahibi olmadan mülakata başladıklarını gözlemliyorum.
 
Firmamıza ne katacaksınız sorusunun altında aslında yaratıcı (üretken) ve yetenekli birimisiniz? Sorusu yatmaktadır. Ancak blog yazan birisi olarak beni mülakata alan tüm İK cıların CV mde yazmasına rağmen 1 tane bile blog yazımı okumadan beni sınadığını görmekteyim. Blog yazarlığı üretmek (yaratmak) ve yeni fikirler geliştirerek  sektöre farklı bir bakış açısı katmak olduğuna göre dolayısı ile bunun gibi oldukça önemli olan bir özellik İK tarafından daha en başından değerlendirilmeden çöp tenekesine atılabiliyor.
 
Aslında burda İK kendisi ile çelişen bir hale geliyor çünkü ilana verilen yaratıcı ve üretici olma özelliğini kendisi sınamamış ( değerlendirememiş ) oluyor. Yetenekli ve yaratıcı olmak İK tarafından hep bir "Marka" takıntısı ile değerlendirilme yanlışına kurban giden iki önemli olgudur. Marka bir üniversiteden mezun olmak yada sektörde isim yapmış bir firmada çalışmış olmak İK tarafından genelde yetenekli ve yaratıcı bir adaymışsınız gibi  algılanıyor.
 
Oysa durum gerçekten böyle midir? Marka yerlerde çalışmak yada marka bir üniversiteden mezun olmak çoğu zaman yetenekli ve yaratıcı olduğunuz anlamına mı gelir?  Blog yazmıyorsanız, sanatın herhangi bir dalı ile ilgilenmiyorsanız ve bir şeyler üretmiyorsanız aldığınız diploma size yaratıcılık katmaz. Sadece İK da yanlış bir yetenek algısı oluşturur.( Eleştirdiğimiz kısım da tam burasıdır.)
 
Peki firmanız yaratıcı yeteneklere şans verme konusunda ne kadar hazır ve istekli?

Birçok firma "yeni ve yaratıcı yetenekleri keşfedip onlarla değer kazanarak geleceğe emin adımlarla yürümek temel politikamızdır" gibi sloganvari söylemler geliştirir fakat daha en başında adayları sırf CV sinde marka bir isim göremediği için eleme yoluna gider. Dolayısı ile aday seçimlerinde firmaların samimiyetlerini ve gerçekten markaya değil de yeteneğe ve yaratıcılığa değer verdiklerini adaylara hissettirmesi gerekmektedir.
 
Yine bazı firmalar yetenekli ve bilgili insanları sırf bu özelliklerinden dolayı elemekteler. İK bazen bilgi ve yaratıcılıktan ziyade itaatkar bir çalışanı işe almayı tercih ediyor. Bu bakış açısı  binlerce yeteneğin İK tarafından heba edilmesi demek olmaktadır. Dolayısı ile daha en başında firmanızda boş bir pozisyon için kariyer portallarına verdiğiniz ilanda geçen "Yetenek ve Yaratıcılık" gibi kavramların mülakat esnasında adaylarda bulunup bulunmadığı yeterince sorgulanmadan bir karara varılmaktadır. Bu çelişki ve yanlıştan firmalar yol yakınken dönmelidir. Aksi halde firmalar Yetenek keşfediyoruz diye yeteneği yok eden bir İK anlayışını bünyelerine yerleştirme yanlışına düşmüş olurlar.   

Adil ve objektif kriterlerin esas alındığı ve mülakatlarda marka dan ziyade yaratıcılığın ve yeteneğin esas alındığı bir İK modeli evrensel geçerliliği olan bir sistemdir. Kaynağına insanı temel almış olan bir disiplinin elbette ki insana saygı ve değer anlayışı gereği evrensel geçerliliği olan kural ve kaideleri işlerlik kazandırması gerekmektedir. Dolayısı ile İnsan Kaynakları Yönetim Sisteminin uygulandığı tüm alanlarda artık bu ve benzeri yanlışları görmekten ziyade genel geçer ve kabul görmüş ilkelerin İK da tesis edilmiş olması doğru olan yaklaşım şeklidir. Yaratıcılık ve yetenek oldukça özel ve her insanda bulunmayan iki özelliktir. Bu iki özellik firmalarda bulunduğu taktirde inovasyon ile firmalar geleceğe sağlam adımlar ile yürüyeceklerdir.
 
Mesut YÜKSEL

2 yorum:

serkan yasin dedi ki...

Mesut Bey, çok güzel tespitlerin olduğu bir yazı. Birçok olayı bizzat yaşıyoruz. Belirttiğiniz üzere firmalar yaratıcı personel ararken, buna ne kadar hazırlar? Bu çok önemli bir soru. Elinize sağlık. Sizi, farklı konulara değindiğiniz için tebrik ediyorum.

Mesut yüksel dedi ki...

Teşekkürler Serkan Bey güzel ve samimi yorumunuz için.

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Colgate Coupons