11 Ekim 2015 Pazar

İNSANLIK NEREYE GİDİYOR?



İlkel çağlarda insanların sadece yeme, içme, barınma ve üreme gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak dışında üretme ve hayatı kolaylaştırma adına herhangi bir faaliyetleri bulunmuyordu. Daha sonra ateşin icadı, demirin bulunması ve çeşitli metallerin işlenmesi ile av hayvanlarını daha kolay avlamak için birtakım aletler icat edilerek avlanmak daha kolay bir hale getirildi.  Tekerleğin icadı ile insanlık yeni bir çağa girmeye başladı. Ondan çok sonra da tarımda ilerleme sağlanarak çeşitli tahıllardan ve bazı sebzelerden oluşan bir takım bitkisel ürünler üretilmeye başlandı. Topluluk halinde bulunan insanoğlu içerisinde yaşadığı dünya hakkında yeni bilgiler öğrenmeye ve üretmeye başladı. 

Tüm bu gelişmelerden sonra İlk çağ denilen bir döneme girildi ve demokrasi ,özgürlük ve evrensel düşünce gibi kavramların temelleri de bu çağlarda atılmış oldu. Bir takım sahne sanatları da bu çağda gelişti. Oluşan bu özgür düşünce ortamı ile bilimde ve sanatta insanlık ilerleme kaydetmeye başladı. Daha sonra bilginin insanın yaşamında en temel unsurlardan birisi olduğu düşünülerek ilk çağ filozofları evreni ve etrafındaki maddeleri varoluş gerçeği düzleminde temellendirme çabası içerisine girdiler. Neden dünyaya gelmiştik ve neden ölümlüydük? Bu kısıtlı yaşamımızda bize fayda sağlayacak şeyler nelerdi? Gibi düşüncelerle bilim insanları ve filozoflar içerisinde yaşadığınız dünyayı ve evreni sorgulamaya başladılar. İnsani erdemlerin temelleri de bu şekilde atılmış oldu ve ortaya  erdemli insan modeli çıktı. Bu insan; bilgili olan, kendisini tanıyan ve topluma faydalı işler yapan insan olarak tanımlandı. 

Sanayi devrimine kadar geçen sürede ilkel şartlarla yapılan ticaret neticesinde dünya üzerinde çeşitli kentler ve ülkeler ticaret merkezleri haline geldi ve bu yerler insanların birbirleri ile etkileşim halinde olduğu ortak alanlar oldu. Bu etkileşim ile birlikte oluşan sosyal kültür neticesinde milletler arası ticaret hızla gelişti ve artık seri halde üretim yani makineleşme önem kazandı. Bu makineleşme ( Buhar gücü ) nün keşfedilmesi ile giderek arttı ve büyük sanayi kuruluşları yavaş yavaş çoğalmaya başladı. Artan fabrikalaşma ve oluşan seri üretim dünya üzerinde bir takım değişikliklere neden oldu. Bunlardan en önemlisi süphesiz bir işçi sınıfının doğmuş olması idi. Artan bu işçi sınıfı ilkel ve ağır şartlarda çalıştırılıyordu. 

Daha sonra toplu halde örgütlenip sendikal faaliyetlerin gerçekleşmesi ile işçi sınıfı bir takım haklara kavuştular. Artık yasa ile belirlenmiş çalışma saatleri, dinlenme araları ve izin günleri gibi haklar ile daha insani şartlarda çalıştırılıyorlardı. 1800 lerin sonları ve 1900 lü yıllardan sonra insanoğlu bir çok evrensel buluşa imza atmaya başladı. Yapılan bu yeni icatlar ve buluşlar hiç şüphesiz yaşamımızı çok daha kolay bir hale getirmeye başlamıştı. Elektriğin icadı, motorlu taşıtlar, uçak, gemi ve elektrikli ev gereçlerinin icadı ve üretilmesi ile artık insanlık bilim ve teknoloji çağına girmeye başlamıştı. Eskiden hayal bile edilemeyen Jules Verne kitaplarında okuduğumuz aya yolculuk 1969 Yılında gerçekleştirilmiş ve artık insanlık için büyük adımlar atılmaya başlamıştı. Uzay bilimlerin gelişmesi ve paralelinde tıp ve teknolojideki yeni gelişmeler artık tabiri cazise baş döndürücü bir hızla ilerlemeye başlamıştı. 

Artık insanlık her alanda bilimin ve teknolojinin tüm nimetlerinden fazlasıyla yararlanır bir hale gelmişti. Bundan çok değil 50 yıl önce çaresi olmayan bir çok hastalığın ilerleyen genetik bilimi sayesinde artık çaresi bulundu ve insanoğlunun ömrü artık yavaş yavaş uzamaya başladı. İnsanlık tarih boyunca kümülatif olarak her alanda ilerleme kaydederken bir takım insani erdemlerden de yavaş yavaş uzaklaşır bir hale geldi. Eskisi gibi insanlar birbirleri ile yardımlaşmıyor ve her alanda çıkarcı ve benmezkezci bir ruh hali ile yaşamlarını sürdürüyorlar. Bunun elbette bir çok toplumsal nedeni bulunuyor. Güç yaşam koşulları artık her insani kendi kabuğuna çekilmeye ve kendi hayat mücadelesinin baş kahramanı olma yoluna doğru hızla itmeye başladı.

Dostluklar, ticari ilişkiler samimiyetten uzaklaşarak tamamen çıkara endeksli bir yapıya bürünmeye başladı. Dünya şartlarında yaşamak teknolojik yönden bizi rahatlatır gibi görünse de oluşan ekonomik pahalılık ve düşük bütçe ile yaşama zorluğu milyonlarca insanı artık daha az sosyal ve çevresine daha az duyarlı insanlar haline getirdi. Dolayısı ile oluşan bu ortamda insanlar artık bir takım insani duygulardan uzaklaşmaya başladılar. İnsanlık 1000 yıl öncesine göre belki bilim ve teknolojide çok üstün duruma gelmiş olabilir ancak o yıllardaki toplumsal yardımlaşma ve dayanışma duygusu belki de zamanımızdan çok daha üstün durumdaydı. 

Dolayısı ile bundan 1000 sene sonra şimdiden bunun önlemi alınmaz ise bu durum çok daha vahim bir hale gelebilir. İnsanlığımızı ve insani erdemleri unutmayalım ve unutturmayalım. Unutmayın! sizden sonra gelecek kuşaklar çok daha yozlaşmış, merhametsiz ve duyarsız bir toplum haline dönüşebilirler. Herkes kendisine ve çevresine çeki düzen verirse gelecek kuşakları birbirine yabancı ve soğuk insanlar haline dönüşmekten kurtarabiliriz.

Mesut YÜKSEL

4 yorum:

kadir dedi ki...

Bu ana kadar mevcut hayat her bireyi yalın olarak safi insan olmayı tercih seçeneği sunmaktan başka bir şey yapmamistir yaratıcı güç dahil verilen seçimdir seçen gerekliliklerinide yapmakla yükümlüdur olgunluk sürecine kadar gelişim aşamalarında ne anlasildiginin resmini de görmekteyiz
Hayat sayısız renkli ve hal durum içeren bir ahenktkir
-Söylemler acaba yaşadıklarımızın parcasimi yoksa ozlemlerimizmi
-gören kişinin görüp ve yaşadıkları görunenin ne kadarı
Bu Paradigmanin içeriğini siz doldurun
Mutlak insan akıl ile yaratılmıştır ama ......
Güzel yanı ise insan sifatinin içini dolduranlar varya azalsada asla yok olmayacak
Diğer taraftan ise secimlerimize gerekliliklerimize ve mevcut sonuçları iyi degerlendirmeliyizki varlık içindeki yerimizi anlayalım
Saygilarimla

Mesut yüksel dedi ki...

Kadir Bey değerli yorum ve düşünceniz için teşekkür ederim.İnsani erdemleri yaşayabilen ve yaşatabilen insanlar çoğalmalı ki toplum yüksek bir bilinç düzeyine erişebilsin.

Muhammet Raşit Coşgun dedi ki...

Teşekkürler paylaşımlarınız için. iş güvenliği çizgileri

Mesut yüksel dedi ki...

Ben de teşekkür ederim yorumunuz için Raşit Bey

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Colgate Coupons